ISSN: 1300-0292 İndekslendiği Dizinler: SCIENCE CITATION INDEX EXPANDED CINAHL, Index Copernicus, Chemical Abstracts (CA), Excerpta Medica / EMBASE Dil: Türkçe, İngilizce İçerik: Orijinal Araştırma, Derleme, Editöre Mektup, Olgu Sunumu, Tıp Eğitimi, Tıbbi Kitap İncelemeleri
|
|
|
Mesanenin Yüksek Grade’li Evre Pt1a Ve Pt1b Ürotelyal Karsinomlarında Nüks Ve Progresyonun Değerlendirilmesi
Dr. Fikret ERDEMİR,a Dr. Bekir S. PARLAKTAŞ,a Dr. Murat TUNÇ,b Dr. Murad ÇELTİK,b
Dr. Engin KANDIRALI,b Dr. Faruk ÖZCANb
aÜroloji AD, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi, TOKAT
bÜroloji AD, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, İSTANBUL Amaç: Evre pT1 tümörler tüm yüzeyel mesane kanserlerinin %30’unu oluştururlar ve genelde yüksek derecelidirler. Grade 3 pT1 tümörler tedavi ve takipleri konusundaki yıllardır süregelen tartışmalar nedeniyle yüzeyel mesane kanserleri arasında ayrı bir yere sahiptirler.
Gereç ve Yöntemler: Ocak 1997-Aralık 2003 tarihleri arasında mesane tümörü ön tanısıyla transüretral mesane tümör rezeksiyonu (TUR-MT) ameliyatı yapılarak histopatolojik değerlendirmeleri sonucu ürotelyal karsinom grade 3 pT1 tanısı alan 169 hastadan müskülaris mukoza tabakası görülerek pT1a ve pT1b ayırımı yapılabilen 106 (%62.7) hasta çalışmaya alındı. Hastalar preoperatif fizik muayene, üriner USG ya da intravenöz pyelografi (İVP), gerektiğinde bilgisayarlı tomografi (BT) ya da sistoskopi ile değerlendirildiler. Klinik ve patolojik evreleme 1997 yılındaki TNM sistemine göre, histolojik değerlendirme ise 1973 yılındaki “World Health Organization (WHO)” tanımlamalarına göre yapıldı. Mesanede müskülaris mukoza tabakasının aşıldığı tümöral yayılım evre pT1b, bu tabakaya kadar olan tümöral uzanımlar ise pT1a olarak kabul edildi.
Bulgular: Hastaların yaşları 36 ile 81 arasında değişmekte olup ortalama yaş 63.35 ± 11.4 yıl, ortalama takip süresi 45.6 (12-71) ay idi. 106 hastanın 60 (%56.6)’ı pT1a ve 46 (%43.4)’sı pT1b grubunda idi. Nüks görülen hasta sayısı pT1a ve pT1b gruplarında sırasıyla 23 (%38.3) ve 36 (%78.3) olarak saptandı. Evre pT1a grubunda 13 (%21.7) ve pT1b grubunda 22 (%47.8) hastada progresyon tespit edildi. İki grup arasındaki bu farklar istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p 0.05). Üç buçuk yıllık sağkalım oranları pT1a grubunda %98.3 ve pT1b grubunda %76.08 olarak saptandı. İki grup arasında tümör sayı, büyüklük ve karsinoma in situ (CIS) gibi parametrelerin nüks ve progresyona olan etkileri de değerlendirildi. Sonuç olarak tümör sayı ve tümör çapının gruplarda nüks ve progresyona anlamlı olarak etki etmediği tespit edildi (evre pT1a için p= 0.500 ve p= 0.499, evre pT1b için p= 0.562 ve p= 0.582). Bundan başka CIS komponentinin evre pT1a tümörlerde nüks ve progresyona etkisi anlamlı bulunurken (p= 0.023 ve p= 0.009) evre pT1b tümörlerde anlamlılık saptanmadı (p= 0.640 ve p= 0.299).
Sonuç: Evre pT1a ve pT1b yüksek grade’li ürotelyal karsinomlarda, invaziv biyolojik davranışlar nedeniyle agresif tedaviler daima göz önünde bulundurulmalıdır. Bu grupta özellikle pT1b tümörler çok yakından izlenmelidir.Anahtar Kelimeler: Mesane kanseri, nüks, progresyon, yüksek gradeTurkiye Klinikleri J Med Sci 2005, 25:29-35
|
|
|
|
|