ISSN: 1300-0292 İndekslendiği Dizinler: SCIENCE CITATION INDEX EXPANDED CINAHL, Index Copernicus, Chemical Abstracts (CA), Excerpta Medica / EMBASE Dil: Türkçe, İngilizce İçerik: Orijinal Araştırma, Derleme, Editöre Mektup, Olgu Sunumu, Tıp Eğitimi, Tıbbi Kitap İncelemeleri
|
|
|
Deneysel Kronik Florozis Oluşturulmuş 2. Kuşak Sıçan Böbrek Ve Karaciğer Dokularında Yapısal Değişiklikler
Erdal KARAÖZ*, Kanat GÜLLE**, Ethem F. MUMCU***, Alpaslan GÖKÇİMEN****, Meral ÖNCÜ****
* Prof.Dr., Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi, Histoloji ve Embriyoloji AD,
** Araş.Gör.Dr., Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi, Histoloji ve Embriyoloji AD,
*** Prof.Dr., Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ortopedi ve Travmatoloji AD,
**** Yrd.Doç.Dr. Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi, Histoloji ve Embriyoloji AD, ISPARTA Amaç: Flor insanın gerek yeme, gerekse soluk alma yoluyla maruz kaldığı potent anyonlardan biridir. Her iki yolla da vücut dokularıyla etkileşime girer ve eğer aşırı miktarlarda tüketilirse primer olarak dental ve iskelet sistemlerinde olmak üzere birçok doku ya da organda ciddi hasarlara neden olur.Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada 3 dişi ve 1 erkek olacak şekilde Wistar albino cinsi sıçanlar (n=24) fertilizasyon için 24 saat süreyle aynı kafese kondu. Ertesi gün vajinal tıkaç görülen dişi sıçanlar (n=12) ayrılarak gebeliğin ilk günü kabul edildi. Gebe sıçanlar 3 gruba ayrıldı. Grup I (kontrol) 0.07 ppm flor, Grup II 100 ppm flor ve Grup III teki hayvanlar 150 ppm florlu su içecek şekilde düzenlendi. 21. günün sonunda elde edilen yavrulara ve anne sıçanlara laktasyon dönemi süresince aynı miktarlarda florlu su içirildi. Ergin hale gelen yavrular 1. kuşağı oluşturuyordu. Aynı deneysel metot ile 2. kuşak yavrular elde edildi. Olgun hale gelinceye kadar gelişme dönemi süresince tüm 2. kuşak yavrular florlu su içtiler ve 3. ayın sonunda hayvanlar sakrifiye edildi. Bu çalışmada ağırlıkları 180-200 gr. arasında değişen wistar albino cinsi erkek sıçanlar kullanıldı. Daha sonra tüm sıçanların karaciğer ve böbrek dokuları çıkartıldı. Doku örnekleri formalin içinde tespit edilip, yükselen alkol serileri ve ksilenden geçirildikten sonra parafine gömüldü. 4-6mm kalınlığında kesitler alındı. Kesitlere rutin hematoksilen-eozin boyama yöntemi uygulandı. Dokular ışık mikroskobu altında incelenip görüntülendi.Bulgular: Böbrek ve karaciğer dokularında, kontrol ve deney grupları arasındaki histopatolojik bulgular belirgin farklar gösterdi. Böbrek dokusunda tübüllerde dejeneratif değişiklikler ve anormal kromatinli düzensiz çekirdekler gözlendi. Diğer yandan karaciğer dokusunda portal alanda safra kanalı proliferasyonu ve fibrozis, lobül periferinde anormal fokal hücresel infiltrasyon, sinüzoidal kapillerde dilatasyon ve hepatosit çekirdeklerinde heterokromazi gözlemledik.Sonuç: Hayvan modelleri ile ilişkili bu çalışma, yüksek doz flor uygulamasının sıçanların karaciğer ve böbrek dokularında histopatolojik ve metabolik fonksiyonda değişimlere yol açtığını göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Flor toksisitesi, Karaciğer, Böbrek, SıçanTurkiye Klinikleri J Med Sci 2003, 23:129-134
|
|
|
|
|