|
Deneysel Çalışmalarda Kesitlerdeki Sayısal Yoğunluğun Kullanılmasından Kaynaklanan Hatalar
Bünyamin ŞAHİN*, Hüseyin ASLAN**, Bünyami ÜNAL***, Sinan CANAN****,
Serdar ÇOLAKOĞLU*****, Sait BİLGİÇ******, Süleyman KAPLAN*******
* Yrd.Doç.Dr., Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi AD, SAMSUN
** Uz.Dr., Gülhane Askeri Tıp Akademisi Histoloji-Embriyoloji AD, ANKARA
*** Öğr.Gör.Dr., Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji AD, GAZİANTEP
**** Arş.Gör.Dr., Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji AD,
***** Arş.Gör.Dr., Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi AD,
****** Prof.Dr., Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi AD,
******* Prof.Dr., Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji AD, SAMSUN
Deneysel çalışmalar sırasında elde edilen mikroskobik kesitlerden sistematik ya da rasgele olarak birkaç tanesinin incelenmesi sonucunda ilgilenilen yapı bileşeninin kesitlerde gözlenen miktarı, taneciklerin sayısal yoğunluğu olarak tanımlanır. Gözlenen tanecik (böbrek glomerülü, hücre, mitokondri v.b.) sayısı ya da yoğunluğunun tüm kesitler ile orantısı sonucunda elde edilen verilerin gerçek değerleri yansıttığı düşünülür. Ancak, son yıllarda geliştirilen stereolojik metotlar bu varsayımın doğru olmadığını göstermiştir. Sayısal yoğunluğun esas alındığı değerlendirmelerdeki teknik hatalar başlıca üç doğal nedenden kaynaklanmaktadır: Araştırmaya konu olan taneciklerin büyüklük ve yerleşimlerinin doku içerisinde farklı olması, kesit kalınlığı ve doku hacminin değişmesi. Stereolojik metotlar kullanılarak, bildirilen bu hataların ortadan kaldırılması ve güvenilir sonuçların elde edilmesi mümkündür.
Anahtar Kelimeler: Sayısal yoğunluk, Deneysel çalışma, Kesit kalınlığı, Hacim değişikliği, Stereoloji
Turkiye Klinikleri J Med Sci 2002, 22 (S):25-29
|