ISSN: 1300-0292 İndekslendiği Dizinler: SCIENCE CITATION INDEX EXPANDED CINAHL, Index Copernicus, Chemical Abstracts (CA), Excerpta Medica / EMBASE Dil: Türkçe, İngilizce İçerik: Orijinal Araştırma, Derleme, Editöre Mektup, Olgu Sunumu, Tıp Eğitimi, Tıbbi Kitap İncelemeleri
|
|
|
Benign Prostat Hiperplazisi’ne Bağlıalt Üriner Sistem Semptomlarının Medikal Tedavisi
İbrahim ÇEVİK*, Hakan ÖZVERİ*, Selçuk YÜCEL*, Levent TÜRKERİ*, Atıf AKDAŞ*
*Dr., Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD, İSTANBUL Bu derleme Benign Prostat Hiperplazisi (BPH)’ne bağlı alt üriner sistem semptomlarının (AUSS) medikal tedavisi ile ilgili güncel bilgileri kapsamaktadır. Altmış yaş üzerindeki erkeklerin %80’inde histopatolojik olarak BPH bulunmasına rağmen, bunların ancak %40’ında alt üriner sistem semptomları görülmektedir. Medikal tedavi, cerrahi girişim endikasyonu olmayan ve/veya cerrahi tedavinin uygulanamadığı hastalarda gündeme gelmektedir. BPH’da medikal tedavi alternatifleri fitoterapi, alfa-reseptör blokerleri, 5-a-redüktaz inhibitörleri ve antiandrojen tedavidir. Ancak, çalışmalar fitoterapötik ajanların etkisinin plasebo etkisi ile sınırlı olduğunu göstermiştir. Alfa reseptör blokerler ise, BPH’nın dinamik komponenti üzerine etki ederek üretral basıncı düşürür. Nonselektif alfa reseptör blokeri olan fenoksibenzamin BPH’e bağlı AUSS tedavisinde yüksek yan etki oranlarından dolayı artık kullanılmamaktadır. Selektif alfa blokerlerden prazosinin yan etkileri daha az görülse de fenoksibenzamin ile karşılaştırıldığında irritatif yakınmalar üzerinde daha az etkili olduğu izlenmiştir. Diğer bir kısa dönem etkili selektif alfa bloker olan alfuzosinin kullanımını ise günde üç kez alınmak zorunda kalınması kısıtlamaktadır. İndoramin ise kan beyin bariyerini aştığından dolayı merkezi sinir sistemine ait yan etkiler ortaya çıkarmaktadır. Uzun etkili selektif alfa blokerlerden terazosin ve doksazosin düşük yan etki ve belirgin iyileşme oranları ile BPH’e bağlı AUSS tedavisinde etkin bulunmuştur. Ancak her iki tedavi seçeneğinin etkili doza varabilmesi için 1 ya da 2 haftalık doz yükseltimine ihtiyacı vardır. Uzun etkili spesifik a-1A reseptör blokeri, tamsulosin ise doz yükseltimine ihtiyaç göstermemektedir. Yapılan çalışmalarda ise semptomatik düzelmede diğer ajanlardan fark göstermemektedir. Finasterid, 5-a-redüktazı inhibe ederek, serum testosteron düzeyini değiştirmeden dihidrotestosteron düzeylerini düşüren bir ajandır. Finasterid tedavisinin BPH’nın doğal seyrini değiştirdiği, prostatta küçülmeye yol açtığı ve bu etkinin 5. yılda da devam ettiği, hastanın semptomlarının düzeldiği ya da stabilleştiği tespit edilmiştir. Antiandrojen tedavide, GnRH agonistleri, progesteron, androjen reseptör blokerleri ve aromataz inhibitörleri kullanılabilir. Ancak, yan etkilerinin fazla olması ve yüksek maliyet nedenleri ile medikal tedavide en son düşünülmesi gereken ajanlardır. Medikal tedavide amaç yan etkisi az, etkili, kullanımı kolay olan bir ilacın uygulanmasıdır. Ancak henüz bu kriterlere uyan bir ilaç mevcut değildir.Anahtar Kelimeler: BPH, Medikal tedavi, Alfa-reseptör blokerleri,
Finasterid, FitoterapiTurkiye Klinikleri J Med Sci 2001, 21:223-228
|
|
|
|
|